Ayhan Bora Kaplan’ın lideri olduğu suç örgütüne yönelik 17’si tutuklu 61 sanığa verilen bir kısım cezaların istinafta bozulmasının akabinde operasyonu düzenleyen polisler, Kaplan’ın avukatları ve bâtın şahit Serdar Sertçelik’in bulunduğu evrakların birleştirilmesi sonucu oluşan 76 sanıklı evraka ait açılan davanın birinci duruşmasının dokuzuncu celsesi görüldü.
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmada, sanık Muhammed Kaplan’ın savunması dikkat çekti.
Kaplan savunmasında şunları söyledi:
“Nurullah Özgür Kopuk, bana ‘Seni bâtın şahit yapalım’ dedi. Ben teslim oldum. Beni Serdar diye bir komiser karşıladı. Beni siyah ceketli biri karşıladı. Şevket Demircan’mış. Bana Semih’in kanı senin elinde mi?’ dedi.
Metehan İlkyaz, ‘Muhammed, 15 Temmuz’da silahları nereden aldınız?’ diye sordu. Ben de ‘Milli İstihbarat’tan aldık’ dedim. Sonra biri içeri girdi sinkaflı küfür etti. İçeri soktular ve bana ‘bu ifadeyi vereceksin ve işine gücüne bakacaksın sonra’ dediler. Bir okudum ifadeyi tüm Ankara’yı yakmışlar.
Sonra ben ‘Bu ifadeyi imzalamayacağım’ dedim. ‘Mahfuz’u, Erkan’ı söyle kâfi senden öbür bir şey istemiyoruz’ dediler. Sonra Murat müdürün odasına götürdüler beni. O da bana ‘Sana kelam veriyorum ifadeni ver, sabah konutunda olacaksın. Tutuklamama kelamı veriyorum’ dedi. Beni Nurullah Özgür Kopuk ile görüştürdüler. Araştırılsın HTS’si o gün Emniyet’teydi.
Bana ‘Bu ifadeyi vermezsen hayatın mahvolur’ dedi. Kalıplı olan polis bana ‘Erkan Doğan’dan ceza almazsın fakat örgüt üyeliğinden ceza aldırırız sana’ dedi. Sonra beni bir odaya götürdüler. Ben Serdar’a da söyledim, sana da bunları yapacaklar dedim. Şimdi ağız birliği yapıyorlar orası spor odasıydı diye. Evet spor odasıydı onlar orada boks yapıyorlardı. İki gün yemek vermezlerdi. Verdikleri de bir gün evvelki yemekler.
Mahfuz Tatar olayı, Bora Kaplan’a yıkılmak istenen bir cinayettir ve uzaktan yakından Bora Kaplan’ın ilgisi yoktur. Bizi uydurma HTS kayıtlarıyla tutukladılar ve düzmece bâtın şahit beyanıyla da bana ceza verdiler. Liderim bizi bunlardan kurtarın. Ben 3 yıldır haksız yere cezaevinde, 6 adımlık koğuşta yatıyorum.”



