Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için Galatasaray Meydanı’nda 1995 yılından beri oturma aksiyonu yapan Cumartesi Anneleri bu hafta da meydandaydı.
Kayıp yakınları 1099. haftada, kamuoyuna yeniden Galatasaray Meydanı’nı çevreleyen barikatların önünden seslendi.
Bu haftaki açıklamada, 1981’de İdealtepe’deki konutundan gözaltına alınan ve Gayrettepe’deki 1. Şube’sinde ağır azap gördükten sonra kendisinden haber alınamayan Nurettin Yedigöl’ün akıbeti soruldu.
26 yaşından sonra kendisinden haber alınamayan Yedigöl için ailesinin 2013’te AYM’ye başvurduğu fakat ‘zamanaşımı’ gerekçesiyle müracaatın reddedildiği de açıklamada belirtildi.
https://twitter.com/CmrtesiAnneleri/status/2045427329422262501
Kayıp yakını İkbal Eren’in okuduğu açıklama şu formda:
“1099.haftamızda, 45 yıldır tesirli bir hukuk yolu bulamadığımız Nurettin Yedigöl belgesini kamuoyu ile bir defa daha paylaşıyoruz. 26 yaşındaki Nurettin Yedigöl, Erzincanlıydı. 1970’li yıllarda üniversite eğitimi için İstanbul’a geldi. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. Öğrencilik yıllarında ve sonrasında sosyalist gençlik hareketi içinde etkin olarak yer aldı. 12 Eylül askerî darbesinin akabinde hakkında yakalama kararı çıkarıldı.”
‘AĞIR AZABA MARUZ KALDI’
“12 Nisan 1981 tarihinde, İdealtepe’de bir meskene düzenlenen baskınla gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Gayrettepe’deki 1. Şube’sine götürülen Nurettin, burada ağır azaba maruz kaldı. Azapla öldürülen vücudu kaybedildi.
Babası İsmail Yedigöl, 12 Eylül’ün baskı ortamına karşın oğlunu aramaktan vazgeçmedi. Başta Kenan Cihan olmak üzere tüm yetkili makamlara başvurdu. Fakat İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Nurettin’in hiç gözaltına alınmadığını sav etti.”
’10 KİŞİ TANIKLIK ETMİŞTİ’
“Oysa 10 kişi, Nurettin Yedigöl’ü siyasi şubede gördüklerine tanıklık etti. ‘Şahidiz, azapta öldürüldü’ dediler. Savcılık ise bu tanıklıkları araştırmak yerine inkârı tercih etti: ‘Böyle şey olmaz, devlete iftira atmayın’ demekle yetindi.
Ailenin tüm müracaatları sonuçsuz bırakıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen üç farklı soruşturma, zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldı.”
AKIBETİNE ‘ZAMANAŞIMI’ ENGELİ
“Anne Zeycan Yedigöl, son deva olarak 15 Şubat 2013’te Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Fakat Mahkeme, 10 Aralık 2015 tarihli kararıyla başvuruyu ‘zaman bakımından yetkisizlik’ gerekçesiyle kabul edilemez buldu (Başvuru No: 2013/1566). Bir kere daha Nurettin Yedigöl’ün akıbeti zamanaşımı ile perdelendi.
İsmail ve Zeycan Yedigöl, hayatlarının sonuna kadar oğullarını aradı.
Şimdi biz onların bıraktığı yerden soruyoruz:
Nurettin Yedigöl nerede?
Onu devlet kayıtlarından silenler bilsinler ki Nurettin’in izini hafızamızda taşımaya devam edeceğiz. Unutmayacağız.
Kaç yıl geçerse geçsin, Nurettin Yedigöl için, tüm kayıplarımız için adalet talep etmekten; devletin üniversal hukuk normlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”



